Köşkün bahçeyle ilişkisi, yapının konumunda ve dışa dönük tasarımında hâlâ fark edilebilir. Sekizgen plan, odaları, eyvanları ve pencereleri çevredeki bahçeye yönlendirir. Çokgen biçim, yapıya dikdörtgen planlı saraylardan farklı, dengeli ve hareketli bir dış görünüş kazandırır. İç mekânda kesişen eksenler, merkezî bir alan çevresinde düzenlenen odalarla birlikte kompakt fakat dikkatle kurgulanmış bir dolaşım oluşturur. Yapı iki katlıdır. Alt katta mukarnaslı ve süslemeli tavan ayrıntılarına, üst katta ise ışığı içeri alan ve iç mekânı bahçeyle ilişkilendiren pencere açıklıklarına dikkat edebilirsiniz. Dışarıdan bakıldığında köşkün ölçülü boyutu ile bir zamanlar taşıdığı törensel işlev arasındaki karşıtlık açıkça görülür.
İç duvar resimleri, yapının en dikkat çekici tarihî unsurları arasındadır. Duvar yüzeylerinde birden fazla süsleme katmanı korunmuştur. Bu katmanların bir bölümü Safevi dönemine, diğerleri ise sonraki değişiklik ve onarımlara bağlanır. Farklı tabakalar, köşkün görünümünün tek bir dönemde tamamlanmadığını gösterir. Bazı resimler sıvanmış, yüzeyler yenilenmiş ve eski bezemeler daha sonraki restorasyonlar sırasında yeniden ortaya çıkarılmıştır. Görülebilen sahnelerde insan figürleri, saray kıyafetleri, çiçekler, ağaçlar, kuşlar ve bahçeyi çağrıştıran kompozisyonlar seçilebilir. Bu ayrıntılar, ince çizimi, ölçülü renk kullanımı ve yüzlerle giysilerdeki titizliğiyle tanınan Kazvin resim mektebiyle bağlantı kurar. Böylece duvar resimleri yalnızca dekorasyon değil, değişen sanat anlayışlarının da belgeleridir.
Çehel Sütun adı “Kırk Sütun” anlamına gelir; ancak bu ismi yapının sütunlarını kelimesi kelimesine sayarak açıklamamak gerekir. Kazvin’deki köşk, aynı adı taşıyan İsfahan Çehel Sütun Sarayı’ndan da farklıdır. Yapı Kaçar döneminde değişiklikler geçirmiş ve Kazvin valisi Muhammed Bakır Saad al-Saltane ile ilişkilendirilen onarımlar görmüştür. Yirminci yüzyılda müze işlevi kazanan yapı bugün Kazvin Hat Müzesi’ne ev sahipliği yapar. Sergilenen hat eserleri ve el yazmaları, yazı sanatını tarihî duvarlar, tavanlar ve pencerelerle aynı mekânda buluşturur. İçeride ilerlerken boyalı ve sade duvar yüzeyleri arasındaki farkı, tavan süslemelerini, pencere ritmini ve ışığın odalar içinde değişme biçimini izleyin. Bahçenin, pencereler aracılığıyla iç mekânda nasıl varlığını sürdürdüğüne bakın. Bu ayrıntılar, yapıyı Safevi döneminden kalmış bir kraliyet köşkü, farklı dönemlerin izlerini taşıyan bir mimari belge ve Kazvin’in yazı kültürünü yaşatan bir müze olarak anlamanızı sağlar.